4 Ağustos 2015 Salı

pek uygun düşülmemiş bi başlık düşünün bu bikaç cümlenin üzerine. Baktım lan dedim birini oturtıyım karşıma saatlerce ha babam anlatıyım dert tasa sıkıntı ne varsa bi arınıyım. Sonra lan dedim kime yapılır bu kötülük.Senin derdini kendi derdi yapmıycak adama da ne anlatılır.
Hayatım birazdan kökten uca değişecek bakın birazdan birkaç saniye içinde bile olabilir. Her şeyin aynı kalması ihtimali bile her şeyi alt üst edecek. Hani o ağzımdan bi türlü düşüremediğim hayatımın aşkıyla sürekli dinlediğimiz bi sanatçının da dediği gibi. Her şey ya daha iyi ya daha kötü olacak ama asla eskisi gibi olmayacak.
Olayları dramatize etmeyi eskiden çok severmişim yeni yeni fark ediyorum o yüzden son 4 yılımı reddediyorum sanırım. Sahi öyle bi şansım var mı? Lan millet ötenazi hakkına sahip olabiliyo da ben bi bulunduğum bok püsür durumu inkar edemiyo muyum? Bu mudur lan bu kadar mıdır yani.
Hop. Yanlış anlaşılmasın isyan ediyosam şurdan şuraya kıpırdamak nasip olmasın. Ha şu an nasip olmasa pek de kötü olmazdı zira kriz yönetiminde ne kadar iyi olunsa da en çok krizi soğukkanlılıkla yöneten kişi yıpranırmış bunu fark ettim. He bi de şu klişe film repliği de gerçekmiş. Çok konuşan insanların harbi harbi bi sıkıntısı varmış e naparsın hayat bu kusursuz evlilik mi var.
He olucak Allahın izniyle ama önce kocamın inadından vazgeçip beni bulması ve sözüm ona prensesler gibi olduğum baba evimden beni alıcak. He madem prensesler gibiydin niye gidiyon amk kızı demek aklınıza geliyosa. Ki benim aklımabirçok kere gelmişliği vardır. Cevap net,kraliçe gibi olmak için….
He bak gene dramatize ettim ettim mi sizce de çok uğraştım etmemek için amma velakin. Zaten o kadar ödüllü mödüllü adamın kafasına kapağına bakınca bile mantıklı bişeyler sokan kitapları okumayan bi kitle kalkıp benim aynı bokun laciverti cümlelerimi mi okuycak ama daha önce de söylediğim gibi birine dokunmak dokunulma isteğinin ihtiyacı.
Saat kaç olmuş hala çıkmazlardan çıkamıyorum. Sahi çıkmazlardan nasıl çıkılır onu da bilmiyorum. Daha önce içinden çıktığım çıkmazlardan çok daha farklı bu seferki. Çocuk mu olıyım yoksa en büyük mü. Bu size sorulması cinsten bi soru değildi farkındayım. 
Herkesin başına gelen dertlerden biriyle mücadele etmek istemiyorum hem niye istiyim ki herkes yeterince uğraşmış aileler dağılmış her şey yakıp yıkılmış bilekler burkulmuş şimdi manası ne tamam ben de uğraşırım da isteyerek değil. Kafamı yormak istemiyorum açıkçası. 
Lan ben uzun yazı yazdım. Durumun vahimiyetini anlayacak herkesler güzel atlara binip çekip gittiler mi dersin ne dersin.
Haydi cornetto iftiharla sundu…

26 Ocak 2015 Pazartesi

hani yolda yürürken biri saçına dokunuyomuş gibi oluyosun ya
bi bakıyosun yok kimse.
öyle olan gecelerden biriydi. saat 2ye çeyrek var gibiydi,olmaya da bilirdi. her şeye şüpheyle yaklaştığım bi dönemden geçiyordum. hem kendimden.
hem senden.
biraz kendimden.
biraz senden.
inanamaz olduk biz dimi artık. ne güzeldik oysa.
"hayat devam edermiş güya,yalan!"
nasıl etsin. nassıl.
uğruna yazılan bütün şiirler kül oldu bi kere.
belki doğrudur insan hayatında bikaç kere aşık olabilir
ama kaç kere yanar bi insan
onu da siktir et kaç kere kanar.
ben insan içine çıkamam lan sen yokken.
ışığım yok gibi değil mi hep bişeyler sönük
yani dönüp dolaşıp parliamentin bozulmasına geliyoruz.
artık kısa mavi lark içiyorum ben.
hayatıma insanlar girip çıkıyo pek de müdahale etmiyorum
işlevini yitirdi bu eller
özlemlerim bile sessiz derinden.
bikaç fotoğraf
bi park vardı ya
neydi
yoğurtçu
bi de feshane.
teknolojik aletleri sevmiyorum.
bozuluyolar.
bişeyleri silebiliyolar.
kaydetmiyolar.
bizse
kazısak da çıkmıyo.
ben sen gittikten sonra afilli cümleler bile kuramıyorum.
varsa yoksa
Balık.
benim güzel gözlü balığım
seni sevdim.

8 Eylül 2014 Pazartesi

kendimi bi haluk levent konserinde bulmak istiyorum
öyle hüzünlü,öyle...
en sevdiği kelime asi.
öyle de rüzgarlı bir gece.

gelmeyecekmiş.
gelmesin.
gelmesinler.
hiç gelmezler.
kısmet.

yollarda bulurum seni?
takvimlerden çalarım?
diyorum ya
belki tüm bunlar rüzgarlı bi yaz akşamında aynı haluk levent şarkısına eşlik etmediğimizdendir 
belki sen beni sevmediğindendir
kim bilir

bu şarkıyı da sana adamıycam çünkü çok güzel
bu sefer güzel değiliz
çünkü bu sefer gerçeklerden bahsediyoruz
kısmet.

yağmur bulutta saklıdır
bulut beyazda
beyaz teninde
seni unutmak..
mümkün mü?

daha fazla konuşmayalım birbirimizi çok üzdük.
ya da sen beni üzdün.
ya da üzülmedim bilmiyorum
*hüzün bu diyarları terk etti

bu bir aşk yazısı değil
aşk bu kadar karışık değil
aşk güzel bişey bile değil
ikimizi de bu duruma getiren şey aşk değil de.
nedir.

bu sadece ikimizle ilgili değil
sen ve ben değil yani.
biton insan ve bütün hikayeler
daha fazla afilli cümle kurmayacağım

ki ben bu sefer gidiyorum
çünkü bu hikaye büyük ihtimalle *bitti bu akşam

5 Eylül 2014 Cuma



"bana böyle güzel bi şarkı getir,
getir sonsuza inancam!"

harflerin yerini karıştırıyorum ezberleri bozdun galiba
ben aşık olmayı sevmiyorum
genelde kırılırım ve sonunda hep..
saçlarım dökülür.
bi de hatıralar yorar ya

"o hayatım boyunca beklenmeyi en çok hak eden adamdı
sadece hayatımın bekleyemeyecek kadar yorgun olduğum bi dönemine denk gelmişti"

ayrıca şu an oturuyorum ama herhangi bi şeyi gözden geçiricek kişi
"ilk defa" ben değilim
bu yazın da biteceğini çok çok öncelerden söylemiştim
ki senin gözlerin yeşil değil?
kim bilir.

neden böyle 
ve neden hep olmadık umulmadık anlarda
umulmadık insanlarla karşılaştığımı sorgulardım fakat,
bu şarkı daha güzellerini hak ediyor

lâkin ben güzel değilim.
biz güzeldik.
bunu söyleyebilmem beni de şaşırtmıyor değil
ama biz güzel olurduk.

bu yazı ağır derecede utanç içerir
bu kez nilüfer çok yorgun
beklemekten,yalanlardan,entrikadan 
belki kafası karışmış.
kesinlikle üzgün değil.
*hüzün bu diyarları terk etti

bir beyfendi var kafamı karıştırıyor bişey yapamaz mısınız.
noktalama işaretlerime kadar karışmış da olabilirim
herhangi bir şekilde herhangi bir insana bağlanmayacağıma yemin ettikten tam 21 saat sonra
neden?

bazı ayrılıklar "hayırlısı" belki de
bazı hiç buluşamamışlıklar ne?
"hiç buluşamamışlıklar"
hiç
buluşamamışlıklar

zamansızlıktan yakınıyoruz
ben 10 gün sonra bambaşka bi nilüfer olmaya gidiyorum
sen de benle gelsene.




30 Ağustos 2014 Cumartesi

bomboş geçen günler yaşama arzusu günümüzün en büyük problemlerinden biri
kahve yapmayı biliyo musun
akşam yemeği saat 7'dedir,belli
bu şarkıyı nerden anımsıyosun?

bombok bi şapka aldım geçen gün,
senle ben bu gece deliler deliler deliler

ben bugün biraz sigaranın son dalı gibiyim.
tam olarak senin sigaranın
çünkü sen bunu problem haline getirmezsin
getirmezdin.
uzun zaman

sen nerelisin
yani doğma büyüme değil
nüfüs cüzdanında ne yazıyo
çok güzelsin.
sen,
kimsin?

benim şarkılarım var biliyo musun
belki bigün beraber dinleriz
benim şarkılarım
benim
öyle işte

her şeyini kaybederken fark etmediğin bi'şey vardır
fakat buraya yazmak istemiyorum
bazı büyüler bozulmasın istersin
sahi seni rahatsız ettim.
bırak gidiyim.

16 Ağustos 2014 Cumartesi

duygusalken herkes herkesi sever
ben seni
mercedes gibi
turkuaz gibi 
yaz gibi
bir şarkıyla
çok sevdim

bunu söyleyebilmek için daha ne kadar fırsatım olur bilmiyorum
seni seviyorum
defalarca
ve çok uzaklardan
bu verilen şansı kaybetmeden seveceğime
söz veriyorum

seni sevgim bir şans değil
bir tesadüftür
sen gözlerini kapama
ki üşümeyeyim

bunu istediğin kadar basitleştir
veyahut destanlaştır
ben burdayım
burda
senn okuma umudunla
sana söyleyememenin verdiği bir parça hüzünle
seni seviyorum

üst üste söylüyorum
bir daha şansım olmayabilir
gittiğimiz yerler mühim
yani gideceğimiz yerler
30 ekim
yani umarım.

ben şu köşede nostalji yaşıycam
işini bitir sen de gel
çünkü bariz bir şekilde sana uzağım
bariz bir şekilde salağım
bariz bir şekilde sen agrasif
çünkü ben
apaçık
anlaşılır
ama kısık sesle
ama bağırarak
seni seviyorum

-okuman ümidiyle,balık-

10 Ağustos 2014 Pazar


bu yazıya bi şarkıyla başlıycaktım ama
hem buna bir yazı diyebilmemiz için mantıklı cümleler barındırmış olması gerekir
hem de o şarkıyı sizinle paylaşmak konusunda şüphelerim var
çünkü o şarkı
bana hediyesi
hediyelerinden biri
göremediğimiz
dokunamadığımız

ha bi de.
gidemediğimiz yerler.

bazı anlar bazı insanların 394023.planında olmanız gerekmiştir
bi de bazı şeylere neden mecbur olduğumuzu anlamıyorum
anlayamıyorum
karma mı,yoksa kader mi
bilemiyorum
emin olduğum bikaç şeyden bile şüpheye düşürdüğün için
seni affettim


bilmem
bizden bekleneni yapmamız bu kadar zor mu
ya da belki bekleneni yapmamız zor olmadığı için yapmıyoruzdur
belki de tüm bunlar beraber kokulu üzüm yiyemediğimiz içindir
belki de biz aslında varoluşsal olarak kaybetmeye programlanmışızdır
belki bizim hastalıklarımız aslında hiçbir bilimde bir olmamıştır
belki bizim şiirlerimize sanat dokunmamıştır
bizim şarkılarımız hiçbir kulağa değmemiş
bizim gözyaşlarımız aslında hiç
hiç kurumamıştır

bu güzel havaları biz güzel değerlendiremedik
sonra da yakındık
sahi tam olarak neden yakındık
aldın mı ilaçlarını.
bi tür tuzak mı bu.
hoş değil.

"ben bu köşede nostalji yaşıycam,
sen de gelsene..."

~~~~~~~~~cornetto sunar~~~~~~~~~