14 Ekim 2013 Pazartesi

bekleme deme beklerim çünkü
kör olsam da beklerim içimdeki tek umutsun sen
içimdeki tek güzel şey lan,o kadar şiirin içindeki tek sevdiğim kafiye
hece ölçüsünü de siktir et
ağlıyorum diye mutsuz muyum şimdi ben,
bunlar gelmeyecek bi yolculunun bekleyeninin gözyaşları.
ya da bunlar direkt bi aptalın gözyaşları edebiyatı karıştırma
seni edebiyat bile betimleyemez o kadar güzelsin
tesadüfleri bilmem ama aşk en çok gözyaşlarını sever
sevmese
hadi olsun varsın da
sen beni sevsen
söz üzülmem yemin olsun kıyamet kopsa eteğimi toplamam 
sakatım ben verdiğim söz bile dinlenilmez
her şeyi al
ama beklerim ben seni
en çok çaresizliğimle beklerim
kıyısından hastalıklarla
belki umutla beklerim seni bir gün
umutla beklesem geleceksin sanki.
keşke gelsen
şu an şu saniye gelsen keşke de 
ağlamasak.
biraz da senin yanında ağlasam veyahut
izin verirsen
izin vermezsen de
beraber gülsek
bi gülsen sen 
ne bileyim bilemedim ki şimdi
çok ani gelme kapılar bile şaşırır
turkuaz olucak her yan söz veriyorum sana
kıyısından kırmızı
sen gel
ben beklerim,
kırmızı da bekler,
turkuaz da.

11 Ekim 2013 Cuma

10 Eylül 2013 Salı

oturuyoruz sen bana bişeyler anlatıyosun,ben anlıyorum bu sefer. 
sen bana bişeyler anlatsan ben hep anlarım,çay demlerim sana bi sigara yakarsın.
sen bana bişeyler anlatsan ben o anda kalır sonsuza kadar seni dinlerim.
kendimi unutur oturur seni dinlerim. gözlerimi kapatır seni dinlerim, başka hiçbişey kalmaz 
hüzünler hiç var olmamıştır.
o türküde bitek ikimiz oluruz, o şiirde tek ikimiz.
sen bikaç saniye susarsın,bakarsın bana
"sahi o kadar çok mu sevdin beni." 
"hayır.daha çok sevdim."
ben sana ne diyeyim altın saçlım.
ben çok sevdim sen bi türlü anlamadın,anlasaydın.
varsın anlama be,anlarsan üzülürsün sonra. bak bu sefer edebiyat yok. şiir yok. 
ben...
böyle olsun istememiştim 
sen bunları duy istememiştim

ellerim gidiyo benim yüreğim gidiyo
sen gitme bu sefer gitme.
milyon defa özür dilerim milyon defa kırdın beni
milyon yerimden kırdın da varsın kır be altın saçlım.
varsın yitsin gitsin elimde ne var ne yok
varsın evren yirmi sekiz milyar zerreciğe bölünsün
sen gül yeter
sen bi gül toparlanır tüm okyanus
sen bi gül inanırız biz her şeye
sen bi gül de
benim şu ruhum kurusun
bitsin bu da,sen var ol 

"söyleyeceğim ilk şarkıyı,
mutlu insanlara adıyorum."

9 Eylül 2013 Pazartesi

olmasaydı sonumuz böyle.

"içinde saklama
saklarsan
ölürsün.”
bırak öleyim o zaman. şu saatten sonra 20 milyar gezegen uğraşsa yörüngeye sokamaz beni,kendi etrafımda bile gülemiyorum.
hepimize bi hak verildi ama sadece nefes alacak kadar. ton değişikliğinden yargılandık,ilk günden son güne kadar yoktum ben. 27 olmama dahi izin vermeyin 26’ımda vurun beni.
ya da sırtımdan alın şu….neyse. artık herneyse. işte herneyse.
babamı görüyorum her yerde,her yerimi kararttı,her yerim karardı artık. ne yapılır be,buna..
söyle.dayanılır mı
ben..bilmiyorum. şimdi hangi şiirde kaldım,hangi virgül durdurur beni,hangi gökyüzü şu üstümdeki 
nerde olduğunu bilirsin ama nereye ait olduğun hakkında hiçbir fikrin yoktur.
üşüyorum,kapama gözlerini.
ben senin en çok şiir halini sevdim. belki bir gün.boşversene.
ya sen benim madem hiçbişeyimsin,ben nasıl ters istikamet hissediyorum,ben nasıl güneş görmeyen yağmurlar gibiyim.
ben..belki de var bile değilim. toplasak bir şiir eder miyiz bugün bile.
"Biri saksımızı çiğneyip gitti 
Biri duvarları yıktı, camları kırdı 
Fırtına gelip aramıza serildi.. 
Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri 
Her şeyi kötüledi, bizi yaraladı.. 
Biri şarabımızı döktü, soğanımızı çaldı, 
Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu! 
Dedim ya, ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor 
Olmasaydı sonumuz böyle ”

7 Eylül 2013 Cumartesi

sorun benim zamanlamam değil
sorun geç kalmam değil
ya da erken gelmem
"never too late?"
ellerimden hiçbişey gelmiyo. tek bi zaman dilimine hapsedilmiş gibi hissediyorum
beni kurtarmaya çalışanlar bile
onlar bile. bi dakika.
nasılsın?
şu soruyu gözlerinin içine bakarak söylemeyi ne çok isterdim ah.
o ah ne içindi biliyo musun?
içimdeki tüm yaralar için,gözyaşlarım için,altın saçların için.
başını omzuma yaslar,"iyi değilim be. hiç iyi değilim olamıyorum." diyip ne varsa döksen o omzuma.
sağ omzuma.
senin için ağlamayı öyle özlemişim ki
ki konumuz bu değil,
saçlarından bikaç tel bırakırsın omzuma,o an..
ömrüme yıl katarsın be. sen bi kere bana nasılsın de kötüyüm diyeni siksinler.
gerçi kötü mü olunur öyle günde,
sen yoksun şimdi iyi mi olunur?
bak
ispatlayacak bişeyim kalmadı benim,anlatıcak gücüm kalmadı sen anla
bak ben bu yıl mutlu olacağım,sen de benle
gelsene.

3 Eylül 2013 Salı

Onlar seçimini yapmış,onlar seni oyalamakta
onlar seni mi düşünecek yaptığın fedakarlık da olsa?
bırak ya. seni benden başka kimse görmüyo kırp gözlerini gör şunu artık.
yalan mı söyliycem sana?
ben yalan söylerim de sana söyleyemem
yani ben sana tek bir kelime bile söyleyemem.
bak hala burdayım
herkes gidecek herkes yok olacak herkes kendi derdinde
benim derdim de devam da sensin trajedisi.
şehirler de saçma,kelimeler de,ayak izleri de.
bak gözlerim gerçek,gözlerin gerçek.
hay böyle sabahın,ızdırabını.
topu topu kaç gün kaldı bitmek bilmiyo bitmiyo.
bigün yazdıklarımı bulur belki biri,üstüne bikaç nota koyar.
sen hep yaşayacaksın.
senin adını son bilen o kişi asla ölmeyecek.
çünkü
boşversene.

1 Eylül 2013 Pazar

dur bi dakika söyleme o kelimeyi.
ben de biliyorum unutmak zorundayım diyip kestirmeyi de 
dur,sabit tut dudaklarını böyle daha güzeller.sen hep güzelsin.
ben mi? 
sen beni görmedikçe ben yolumu bulamıyorum kayboluyorum geçen her saçma zaman diliminde.
2 ay 18 gün mü dersin 
2 yıl 18 ay görmesem yine geçmeyecek insan parçasından vazgeçer mi
hadi vazgeçse de vazgeçebilir mi?
o gün o dakika vazgeçmeliydim senden beceremedim ben neyi becerdim ki
içgüdüsel olarak beni sevmesi gereken insanlar bile sevemedi sen hiç sevemedin.
üzerimde güzel bile durmazdı sevgin
"seni güneş saydım kendimi ay.
tutulmalıydım."
tek bi an bile pişman olmadım ne hissettiysem.
üzgünüm,belki unutmalıyım,belki siktir olup gitmeliyim belki görmemeliyim seni
bu kadar basit değil ki
söz zararım dokunmaz sana
ben denedim,denedim bitirmeyi bu tek kişilik aşkı.
bitsin istedim
artık bu acı da sen de bit istedim
yapamadım vazgeçemedim senden
gel sok elini sen çek kopar bitsin altın saçlım
git hadi bak geç oldu
dinleme bile beni 
ben korkmuyorum
benim tek korkum sensin be
anlar mısın ki
kemiklerine kadar korkmak sevdiğinden.
bak hala acıyor,kırılan yerleri kalbimin.
bitmedi.
bitemedi.

26 Ağustos 2013 Pazartesi

her hatırladığınızda gözlerinizin dolduğu birileri olması güzel mi.
zayıflıklar hala var.
öyle uzaktan bakılmıyomuş geçmişe,gidip dokunasın geliyo ya,geri getiresin geliyo,eline alıp "geçti,her şey geçti." diyesin geliyo da olmuyo be.
böyle anlatınca olmuyo ya. anlatılmıyo işte. 
bizim acısını yaşadığımız özlem değil kesinlikle değil. olay özlemekten geçmiyo olay bi daha asla görememe korkusu.
bizi bu yiyip bitiriyo biz bitiyoruz ya. döktüğümüz her gözyaşının hayatımızdan bir gün çaldığını düşünsenize.
aptal polyanna.
"sensiz geçmekte olan her ayın dolunayını sikeyim."
ya kaybedersem. pes edeceğimden şüphem yok da 
sendelersem?
eksiliyorum eksiğim ben bi yanım hep eksik.
hepimiz eksiğiz.
nokta kadar dürüst olun lan. 
en kötüsü de gelecekler için bizim hep bir odamız var. 
yok mu sanki. var işte.
istersen gökyüzünü siksin gene geldiğinde parlar o yıldız.
sanki dertlerimi sahiplenmiş gibi dinliyosunuz ya beni 
dinlemeyin be ben bile dinlemiyorum onları kendi köşelerinde bitiriyolar beni
ben kendimi başka bi yerden bitiriyorum
acılar başka yerden
özlemiyoruz biz korkuyoruz.
biz kaybetmekten çok korkuyoruz.

19 Ağustos 2013 Pazartesi

"bahtiyar sizi çok severdi,
ve bahtiyarlar sizi çok çok seviyorlar."

o gece bana buğulu sesiyle şiir okumuştu. bikaç satırı atlamıştı,bi baktım gözlerinden bi damla yaş aktı elinin kenarına,gizlemeye çalıştı ben de belli etmedim zaten. o gün anladım ki,sevdalılar ölüyo ama sevdalar ölmüyo hiçbi paralel evrende.
o gün orda o nasırlı eline düştü ya o tek damla. ben saz çalardım o şiirini okurdu,bazen uzaklara dalar giderdi sorduklarıma cevap bile vermezdi. gözlerinde görürdün hüznünü.
bigün oturuyoduk,ayağı hafif sallanırdı iskemlesinin,bi parça kağıt vardı altında. baktı gözlerimin içine, " sen çok hastalıklı seviyosun. yanıyosun sen.yapma." dedi. ne demek istediğini anlamıştım ama düzeltmemiştim bi türlü.
her sabah kalkar Münevver Teyze'nin fotoğrafını öperdi,başının üstünde dururdu fotoğrafı. Her gün silerdi. Bigün yine yanına gitmiştim ziyarete. Haziranda ölmek zor diyeceğim sana demişti,ben de gittim.
Meğersem o kadar da zor değilmiş. Başının kenarında o siyah beyaz fotoğrafı buldum,elinin biri fotoğrafın üzerinde,yastığı ıslak. Olanca gücümle seslendim,ittim,yere düşmüştü şiir kitabı. O gün anladım ki,sevdalılar ölür de sevdalar ölmez. 
Bana tam olarak anlatmazdı ama,Mustafa amca,usta derdim ben gerçi de. Karısı 28'inde veremden ölmüştü,o dönemler tedavisi yokmuş,şehre götürmüşler de tedavi bulamamışlar. Kucağında can vermiş kadıncağız. Bana anlatılan bu kadar tabiki. Her gün aynı türküyü mırıldanırdı,en sevdiği şarkıymış Münevver Teyze'nin. Aralarında 4 yaş varmış,Mustafa Amca babasının tamirhanesinde çalışırmış,okurmuş bi yandan. Münevver Teyze her okul çıkışında onun kapısının önünden geçermiş. Tam 8 ay izlemiş onu,en sonunda gitmiş konuşmuş. 1 yıl içinde evlenmişler. Birbirlerine doyamadan bu hastalık gelmiş başlarına,çocuğu da hep ertelemişler.
En sonunda Mustafa Amca böyle bi başına kalmış işte. 50 yıl boyunca yapayalnız yaşamış. O gün onu o resme sarılı buldum ya. O gözündeki tek gözyaşıyla. Dedim böyle dünyada yaşamaya çalışıyoruz işte.
İşe gidiyoruz,kitap okuyoruz,aşık oluyoruz.
Ertesi gün onu gördüm,yine çok güzeldi. Benim içindi sanki,elleri,gözleri. Sapsarı saçları,bi kere kokusunu duymak için ömrümün her güzel anını verirdim be.
Belki de haklıydı Mustafa Amca,hastalıklı seviyorduk. Hepimiz,ve kaybediyorduk.O kadar seviyordum ki
dolunay gibi,şiir gibi. Ben küçücük bi kız çocuğuyken öğrendim sevmeyi. Şimdi hala seviyorum da.
Hastalıklı seviyorum hala be Mustafa Amca,sen kavuştun şimdi de,ben napıcam ya.
böyle yaşanır mı bu,yaşanılır mı..
senin kadar güzel sevemedim ben.affet.

15 Ağustos 2013 Perşembe

"her şeyi al,bana beni geri ver bir şansım olsun.
başka yer başka zaman sensiz ömrüm olsun."

12 Ağustos 2013 Pazartesi

http://www.youtube.com/watch?v=ISh3HAIZhcQ
anlamadığımız şeyler hep daha güzel. anlam veremediğimiz tesadüfler. en beklemediğimiz anda alınmasını isteriz içten içe hepimiz,canımızın. Dillerde hasta yatağında saçma bi hastalıktan can vermek istense de, aşk için verilmek istenir canlar.
Tutkularımız için,hırslarımız için,toprak parçaları için,edilen danslar için,tutulmamış sözler için.
ölüm tutkusu var bizde,canımız yanıcak kadar korksak da garip bi çekimi var.
aşk.

"Ve dans etmek bir daha
Ölümü dansa yollamak"

Farkında mısın bilmiyorum ama seslerle alakası yok bunun. Kokularla yok,gördüğünle yok. bu.bu sancı. Bu boşluk.
Bu hissettiklerimizle alakalı,senin ellerin de,karşındakinin silahları da,arkandakinin bıçakları da değiştiremeyecek bunu.
Hadi sen öldün de,yüreğin de ölür mü be.
Büyük somutluklar değil,hiç değil. En ufak hisler savaşları başlatan.

parçalanıyoruz. insanlara gülümserken,yemek yerken,uyurken, biraz daha parçalanıyoruz.
"kalbi delip geçmek."
biz tamamen parçalardan ibaret kaldık. 
ölüm değil korkutan geride bıraktıklarımız.
kaybedecek bişeyin olmazsa ölümden korkmazsın.
ölürken çekeceğin acıdan korkarsın sadece.
senin yüreğin 17 yaşındayken kopmuş zaten,
çekip almışlar senden daha neyin acısı,neyin korkusu.

mutlu muyuz biz
sahi mutlu muyuz
bu kadar kırıkla bu kadar yarayla,yine de mutlu muyuz
itildik,hırpalandık,mutlu muyuz
evet.
hayır.
kim bilir

ölümün en çekici yanı da,yaşarken aynı yerde nefes bile alamadığın insanla,
aynı sonsuzluğu paylaşıcak oluşun.


Ve dans etmek bir daha
Ölümü dansa yollamak...

10 Ağustos 2013 Cumartesi

"yani,olmuyor. olmuyor.
istesemde.
kimse gelmiyor,beklesem de."

bu saatten sonra yitirdik biz her şeyi
yolumuz bitti
yerimiz yurdumuz da belli artık.
geriye dönmek sadece "keşke" bizim için.
şu ömrümün tümünü
her anını her saniyesini göğsünde geçirirdim de,benim yüreğime geçirildi o yumru.düzelmez
geçmez.

bitek sen gelmedin yanıma.
berduşlar serkeşler,sapkınlar,bedeviler
sevdalılar bile geldi de
bitek sen gelmedin
herkesin yarasını az çok sardı da bu eller,bi sen dokundurtmadın kendine.
en çok ihtiyacım olana.

ben bunu kaldıramıyorum,sessiz içtiğim sigaramda
dumanında
yanan kalbimde
seni aramaya,duyarsın diye fısıldamaya dayanamıyorum
harap oluyorum enkaz oluyorum ben
canım yanıyo kalbim yanıyo yüreğim yanıyo o sigarayla
o sigarada bitek sen yanmıyosun altım saçlım.
o sigarada da biter
bu acı da biter
ben de biterim de
sen bitmiyosun
 şu şarkılar bile bitiyo da
bi sen bitmiyosun

"kendine iyi bak,
beni düşünme.
su akar yatağını bulur."

7 Ağustos 2013 Çarşamba

"hani filmlerde olur ya" diye başlayan cümlelerin devamını dinlemek zorunda bırakmayın kimseyi
çünkü o filmlerde gördüğünüz her şey,asla yaşayamayacağımız bilindiğini için uydurulan kareler
gerçek olan ne biliyo musun
Sokaklar
caddeler
sokak lambaları
cam kenarında geçirilen uzun yolculuklar
benim en uzunu 25 saatti
uzun yollardan korkma

"seni sorana her yanım derim
ve dahasını da eklerim"
  gerçek olan şiirler
gözyaşları
kahkahalar
aşklar
bi örümcek ısırığından oluşan bi süperkahraman değil seninki
gece uyurken gelip üstünü örten kadın
eğer illa bi süperkahramana ihtiyaç duyucak kadar acizsen

hani filmlerde olmaz ya
biri birisini sever
ama sevilmez
asla sevmez
sınırlı ömrünün sınırsız sonsuzluğunda
tek bir gün bile
tek bir saniye
ya da tek bir an bile
sevilmez.

bana bunu hiçbir film hissettiremez.
inanç eksikliği yaşıyoruz
bişiy söyliyim mi
haklısınız
o ekranlarda gördüklerimiz
yaşadıklarımızdan 
zilyonlarca kat daha güzel.

gülümse :)

6 Ağustos 2013 Salı

biz sıradan insanlarız 
bizi farklı yapanın hayallerimiz olduğuna inandık. Bizim hayallerimiz gerçek olmayacak kadar güzeldiler bi türlü akıl edip de anlayamadık. Biz itilenlerdeniz,elindeki son umut kırıntısı için savaşanlar.
Oyun dışı kaldık yeni oyun kurmaya da gücümüz yok. Heves desen.ne gezer.
Arkadaş be,arkadaş kaybediyosun canından can kaybediyosun da ölmüyosun sanki. 
arkadaş
dost
kardeş
hepsi terkediyo da yeri geldiğinde
hatta sen bile kendini terkediyosun da
yüreğin terk etmiyo seni
biz oldukça sıradan insanlarız kimseye karışmayız karışamayız tek istediğimiz birilerini mutlu etmek.
çok hırçınız duramıyoruz kaldığımız yerde
seni anlarlar da
bizi anlamazlar be
karman çorman olduk zaten yok olamadık bitek.
bize bunu ne yaptı

"Pir sultan'ı düşün, şeyh bedretinn'i 
Börklüce'yi 
Insanları düşün 
Düşün ki yüreğin sallansın "

beni çok yanlış anladınız
beni çok mutsuz sandınız oysa
mizacım boynu bükük
beni siz yanlış anladınız ben buna sevda dedim mutsuzluk değil
acı hiç değil

Ahmet Kaya hüznü var içimde resmen
bi yumru var anlıyo musun
git eğlen gez
sokaklarda dolaş gece gel eve gözlerin kararsın
istersen paket bitir istersen zil zurna sarhoş ol
bitmiyo
biter gibi değil bu,bitercesine değil

kafamda dönüp duruyo hep aynı sahne
ve aynı zaman diliminde aynı yerde olacak kadar tesadüflerle bağlıyım sana
naparsam yapayım konu dönüp dolaşıp sana değiyo
ellerimde değil ellerimde olsa ellerimi koparırım
gözlerimde olsa gözlerimi
ama yüreğimde onu da bitek sen çekip çıkarabilirsin
yapsana.
ne doğru ne yanlış bilsem sorar mıydım

ben türkü gibi bi hayat yaşamak istedim 
türkü gibi ölüyorum.

5 Ağustos 2013 Pazartesi

http://www.youtube.com/watch?v=3YMFR7MHsWM
giderek ağırlaşıyo bazı şeyler.
Saçma. İnsanlar birbirlerini anlarlar.
İnsanlar,birbirlerini anlayabilirler.
Birbirlerine dokunabilirler,ki şayet yeterince büyükse yürekleri sevebilirler bile.
Benim acımı sen anlarsın.
Ama ne kadar acıdığımı anlar mısın meçhul.
Ses tonum olmadan nası hissettireyim sana ben ne hissettiğimi.
günlerdir nefes alamıyorum ben. ama gerçekten alamıyorum.
bin türlü musibet gelse başıma bi seni yenemiyorum.
yenmek de istemiyorum
her türlü acı nefes aldığını hatırlatır.
ve nefes aldığını unutursan ölürsün.
hepimize bi çıkış gösterildi ama sadece
eşiğine kadar gelebildim.
ben seni unutmayı hiç istemedim
ne seni
ne sarı saçlarını
ben seni unutmaya mecbur bırakıldım defalarca da görmek istemedim
mecburiyetler senden çok daha çirkin
ki demokrasi saçlarından güzel bile olamaz.
ben
itiraf et hadi
ben
seni çok özledim.
ve dünya üzerinde bundan daha acı hiçbir şey yok
ama tünelin sonunda sen varsın.
bu bana nefes aldığımı hatırlatıyo.

4 Ağustos 2013 Pazar

ben gün doğumundan sonra sevmeye başlamışım seni. 90'lardan kalma bikaç şarkıyla beraber. Camilerden yükselen sabah namazlarıyla sevmişim de,içim ürpermiş,fazla gelmiş bana.
fazla mı. sevgi mi bu.
hayı...evet.
evet.
bazı şarkıların bu dünyaya armağan olduğunu düşünüyorum
senin,bu dünyaya bi armağan olduğuna inanıyorum.
senin,bi armağan olduğunu biliyorum.
olmayan anılarımız varmış gibi davranabilir miyim. yani,anılarımız varmış gibi.
ben ayazda sevdim seni. ciğerlerime işlerdi soğuk sen sıcak kalırdın.
kanlı ya da bi savaşta sancak tutarcasına değil de,
o savaştan asla sağ kurtulamayacağını bilen yaralının,yanındakine ailesine onları çok sevdiğini söylemesini istemesi gibi.
sen benim en korktuğumsun 
sen benim tek korktuğumsun
her şeyle baş edebiliyorum da,
kayıplar ölümler hüzünler acılar
fiziksel acılar zihinsel acılar
ruhsal acılar
bi senle baş edemiyorum be altın saçlım.
az önce sana altın saçlım dedim ve bu hiçbir şeyi değiştirmedi.
az önce seni sevdiğimi defalarca kez söyledim ama sen bunu zaten hep bildin.
bilmediğin ne kadar sevdiğimdi
ben kemiklerime kadar inanç doluyum da
gözlerine bakamıycakken bizim karşılaşmamızı anlamlandıramıyorum

benim hayatımdan bi dolu şarkı
senin hayatından bi dolu şiir
benim hayatımdan bi dolu hüzün

90'larda yaşasaydık sana devrin en güzel kasetlerini getirirdim. o meşhur tepeye çıkar dinlerdik de bakma metropol çocuğuyuz dağ taş görüyoruz nereye gitsek.

hadi biraz uyu.
başın o pencereden eksik olmasın.
seni seviyorum.
bu plastik değil.

Paragraf başı.
Duygusal anlarımı uykuda geçiriyorum sanırım,presledim bi kenara onlar da hallerinden memnun. Çaresiziz biliyoruz,ama yine de çok seviyoruz.
Hatalar geri alınır da hataların sonuçları geri alınamaz. Sen geri alınamazsın. Çok mantıksız ama pişmanlık duyulamayan hatalar yaptım ben. 
Olmuyo. Yani oluyo da olduğunu kabul etmek istemiyorum. Seni 1 ay 26 gündür görmediğim gerçeğiyle yüz yüze bırakma beni. Yalnız bırakma. Kapıyı açık bırakma.
Kelime gelmiyo aklıma benim,ses gelmiyo. Zaten avuçiçi kadar anımız var bizim,anı bile sayılmaz aynı yerde bulunma mecburiyetlerimiz. 
İsteyerek bulunduğum bölgeye bile uğramazsın da bakma işte. 
ben kim doğru şeyler düşünmek kim. ya gülsene. bak buraya doğru gül.
En kötüsü ne biliyo musun?
bilme de zaten. Seni,başkalarının ağzından dökülen kelimelerle tanımak. 
Biz ölülerin arkasından ağlıyoruz da,ölüler de bizim arkamızdan ağlıyolar mıdır acaba.

"belki ikimizin de kedi olduğu bi hayatta seni tekrar bulurum."

-ne konuşmuşlar?
+şiirden bahsetmişler.
-üzgün müymüş?
+çok üzgünmüş.