9 Eylül 2013 Pazartesi

olmasaydı sonumuz böyle.

"içinde saklama
saklarsan
ölürsün.”
bırak öleyim o zaman. şu saatten sonra 20 milyar gezegen uğraşsa yörüngeye sokamaz beni,kendi etrafımda bile gülemiyorum.
hepimize bi hak verildi ama sadece nefes alacak kadar. ton değişikliğinden yargılandık,ilk günden son güne kadar yoktum ben. 27 olmama dahi izin vermeyin 26’ımda vurun beni.
ya da sırtımdan alın şu….neyse. artık herneyse. işte herneyse.
babamı görüyorum her yerde,her yerimi kararttı,her yerim karardı artık. ne yapılır be,buna..
söyle.dayanılır mı
ben..bilmiyorum. şimdi hangi şiirde kaldım,hangi virgül durdurur beni,hangi gökyüzü şu üstümdeki 
nerde olduğunu bilirsin ama nereye ait olduğun hakkında hiçbir fikrin yoktur.
üşüyorum,kapama gözlerini.
ben senin en çok şiir halini sevdim. belki bir gün.boşversene.
ya sen benim madem hiçbişeyimsin,ben nasıl ters istikamet hissediyorum,ben nasıl güneş görmeyen yağmurlar gibiyim.
ben..belki de var bile değilim. toplasak bir şiir eder miyiz bugün bile.
"Biri saksımızı çiğneyip gitti 
Biri duvarları yıktı, camları kırdı 
Fırtına gelip aramıza serildi.. 
Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri 
Her şeyi kötüledi, bizi yaraladı.. 
Biri şarabımızı döktü, soğanımızı çaldı, 
Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu! 
Dedim ya, ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor 
Olmasaydı sonumuz böyle ”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder