22 Ocak 2014 Çarşamba

sen...
meraba. hoşgeldin. bi dakika? geldin?
ne güzel geldin.
yine gidiceksin ama 8.10 vapuru gibi.
sabah ezanı gibi
güzel günler gibi
sahi güzel olduğundan mı çabuk gidişin yoksa ben çirkinim diye mi
somut mu her şey gerçekten 
gözlerin..
gözlerinle ilgili bi laf edecektim ama çok güzeller
ben..ben şey.
ben. ağlayamıyorum ve uzun zamandır en büyük sorunum bu
ben senin için ağlarken temizlenirdim
kinden nefretten kısım kısım acıdan bile.
ama şimdi öyle zor ki her şey.
boşver bak biz seninle hiç deniz göremeyeceğiz bile
yazın 
kışın
güz vakti bile 
her yer ya kahverengi olacak ya siyah.
ben seni hiç maviyle selamlayamam
maviyle uğurlarım ancak seni ama sen hiç 
sen hiç ardına bakmazsın
saçların savrulur sonra türkülerime
ben belki bırakırım her şeyi bu sefer
dediğin gibi görmeden silinerek hafızalardan
hatta sen bile unuturken adımı sürer bu sevda
sen. bilmezdin bile belki adımı
sen. kayboldum.
bu hep böyle böyle...
gider.
şu kahpe dünya da seni bana düşman eder işte
bu kadar anlamsız her şey
seneleri çöpe atıcak kadar anlamsız ve boş
ah senin dünyaya anlam yükleme çaban.
ve ben seni tanıdığım gün son buldu her şey
tam olarak bu tarih çünkü sen.
kahramanlar gibisin. 
ve masken düşerse ölürsün.
göz görmeyince de gönül katlanır.
dünyanın üzerinde sakat atlar gibiyim
bu hikayede bi kahraman olamadığımı çok sonra fark ettim ben
bi figüran bile olamadığımı
yıllar sonra hikayenin anlatıldığıyım ben
ben arta kalanım
ben ardında kalanım
sen ardımda kalma.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder